X

2. el araba piyasası ne olacak?

Epeydir bloğa bi’ şey çiziktirdiğim yok, zaten pek okuyan da yok ama şu pandemi günlerinde “boş oturmaktansa uyuz olup kaşınmak daha iyidir” mottosundan yola çıkıp kanser olmuş için bir iki kelam edeyim istedim.

Herkes birbirine soruyor, ne olacak bu 2. el piyasası, daha mı yukarı çıkacak, aşağıya mı düşecek filan diye. Ben kendi bakış açımla ne olduğunu ve olacağını yazayım, haklı olurum ya da haksız, bunu zaman gösterir yazı burada nasılsa.

2. el otomobil piyasası neden arttı

Evvela bu artışın nedenini bulamazsak geleceğini de bilemeyiz. Şimdi, oluşan durum tam olarak şu. Bildiğiniz gibi 2018 haziran ya da temmuz aylarında (tam zamanı hatırlamıyorum) memleket bir krize girdi. Bunun detaylarını filan yazmak istemiyorum. Piyasa bu krizin regülasyonuna özellikle eylül ayından itibaren başladı, hatırlarsanız enflasyonun da en yüksek çıktığı aydı. Bundan bize ne de diyebilirsiniz ama bunları bilmeden ya da anlayamadan 2. el otomobil piyasasını anlayabilmeniz mümkün değil.

İkinci el otomobil piyasası çikolata, şeker, gibi hızlıca regülasyona uğramadı. Doların kademe kademe çıkışı, şirketlerin maliyet değişimleri filan derken her ay sıfır araç fiyatları zamlandı ve böylece 2. el otomobil fiyatlarının regülasyonu hızlanmaya başadı. Tabi şunu unutmayın, önce sıfır fiyatları belirleniyor takip eden aylarda 2. el, lakin ikinci el piyasası tekel olmadığı için regülasyon uzun sürüyor. Neticede fiyat artışından haberi olan var olmayan var.

Peki Sıfır Satışlarının İkinci Ele Etkisi?

Buraya kadar artışın bir kısmını sıfır araç fiyatlarıyla açıkladık. Haklı olarak diyeceksiniz ki bu artışla 2. el paralel değil, şimdi diğer etkenlere geçelim. Türkiye’de sıfır otomobil satışları ortalama yıllık 500 bin seviyesindedir. Ticarilerle bu sayı 1 milyon ile 800 bin arası, bu ticarilerin yarısının da Doblo gibi günlük aile için kullanılan araçlardan oluştuğunu da hatırlatmak isterim. Türkiye’de bu zikrettiğim rakamın her yıl yukarı gitmesi lazım ki arz talep dengesi bozulmasın. Bakın aynı bile olamaz çünkü nüfus artış hızımız yüksek, ihtiyarımız az gencimiz çok. Dolayısı ile bu satış rakamları yükselmek zorunda.

Yine bildiğiniz gibi bu rakamlar bu süreçte yükselmek yerine bir miktar düştü, bunda kriz etkisinden çok mevcut hükümetin cari açığı dizginlemek için yükselttiği ötv oranının etkisi oldu. Tabi vatandaşın kredi borcuna girmek istememesi, faizlerin yükselmesi, şirketlerin filo alımlarını azaltması falan filan bir ton etki var. Sonuçta bir şekilde araba talebi sıfır için azaldı. Asıl soruna geliyoruz.

Yukarıda satılması gereken sıfır fiyatını yazdım. İkinci el otomobil satışı da ortalama 3,5-4 milyon arasında ve her geçen yıl yükseliyor. Fakir memleket olduğumuz için 2. araç satışı bizde çok önemli. Şöyle bir altın noktamız var sıfır araç olmazsa haliyle ikinci el araç da olmaz. Yani burada ne anlıyoruz arz-talep dengesi bu süreçte 2. el piyasasında talep yönünde bozuldu. Sıfır araç satışı da gelene kadar azaldı. Daha sonra 2019 yılında yapılan hurda ve ötv teşvikiyle sıfıra talep başladı ama kriz yüzünden araç üretimini düşüren firmalar yeni araç arz edemeyince bu sefer sıfırından pahalı ikinci el araçlarla tanıştık. Anlaması da anlatması da zor 🙂

Bir diğer kaldıraç galerici ve al-satçılar

Burada gerçek galericileri tenzih ediyorum. Galerici adam piyasa belirleyendir, malı alırken kazanır ve değerine satar. Şimdiki galericilerin pek çoğu arabadan bile anlamıyor, elinde boya makinesi ile geziyor. Gözle ne değişen ne boya anlıyor filan. Böyle insanların galericilik yapması meslek erbapları açısından üzücü. Zaten pek çoğu yalanı hayat tarzı haline getirmiş. Al-satçılar ise bunların daha da beteri, bunları dava filan da edemiyorsunuz. Genelde hurda haşat, toplanmış, kaza geçmişi olan, kilometresi çekilmiş araçlar satıyorlar. Bir de soruyorsun;

-al-satçı mısın
-değilim
-arabayı ne zaman aldın
– 3 ay oldu
alıyorum ruhsatı 3 hafta olmuş, geçen birisine dedim, p.zevenk misin demedik al-satçıysan söyle diye.

Neyse dağılmayalım, şimdi bu vatandaşlar da fiyatların buraya gelmesinden sorumlu. Evvela binici parasına araç alıp yüksek fiyattan vermeye çalışıyorlar, olmayacak fiyatları koyuyorlar filan. Bunlar da fiyatlamada model yaratıyor. Piyasada da milyon tane simsar olunca zaten ateşlenen talebi daha da yukarı körüklüyor. Devlet şimdilerde vergi dairesine buyur etmeye başladı bakalım sonucu ne olacak.


Bu arada daha önce bahsetmedim ama benim hem mesleki yeterlilik belgem var hem yetkim var ama bu işi yapmıyorum. Daha önce yapmıştım. Dolayısı ile pek çok alsatçının hayatı kadar araç satmışlığım var. Bu fiyatlar ticaret yapan adamın önünü tıkar, bir mal ne kadar değerliyse 2. el dolaşımı o kadar zor olur. Bu işler arabanın haysiyetsiz olduğu zamanlar (2009-2013) iyiydi, çünkü görece ucuz olduğu için keyfi araç değiştiren çoktu, şimdi zorunlu olmadıkça kimse araç değiştirmek istemiyor. Çok dağılmadan finale geleyim.

2. el arabalar ucuzlar mı ÖTV indirimi gelir mi?

Pandemi dolayısı ile ben bir ötv indirimi bekliyorum, bu indirimin neden geleceğini Amerika Birleşik Devletlerinden başlar da anlatırdım ama yazı çok uzun olacak. Piyasalar aşırı daraldı muhtemelen 2. çeyrek daralması %10 ya da biraz üstünde gelecek, petrol 24 dolar ortalama seviyesine geriledi ve işsizlik tırmanıyor. Bize ne demeyin şimdi denklem kuruyorum. Şöyle bir etki olacak Türkiye en büyük cari açığını önce enerji sonra otomotivden veriyor. Azalan petrol fiyatları cari açığın azalmasına büyük katkı sunacak. İkinci sıradaki otomotiv ise hem cari açığı arttırıyor ama hem de Türkiye’de en çok istihdam sağlayan sektör, dolayısı ile petrolden elde edilen kazanç aslında memleketin işsizliği azaltması yönünde bir fırsat yaratıyor. Üstelik 2. el araç satışının imalat sanayiine hiçbir faydası da yok.

Hal böyle olunca yıl sonu ya da pandemi ertesi (geçerse 3. çeyrek) otomobillerde kalıcı ötv indirimine gidilmemesi için bir sebep yok. Neden kalıcı onu da açayım. Bildiğiniz gibi ötv artışı yapılırken 80000 üstü 80000 altı diye bir barem konulmuştu ama kur etkisiyle artık bu barem geçerliliğini yitirdi ve rakamın altında otomobil kalmadı. Aynı maaşlara zam yapılıp gelir vergisi kademesine yapılmaması gibi, bundan ötürü barem arttırılıp otomatikman kalıcı bir ötv indirimine gidilebilir ve düşük faiz sayesinde de otomotiv satışları 2021 için rekor düzeye gelebilir. Benim beklentim bu yönde.

Bu arada mevcut durumda da tavana geldi, bundan yukarısı yok. Sandero’nun sıfırı 90 bin lirayken ikinci el 2010 modeline 50 bin lira istenen bir ortamda fiyatlar daha da artarsa sıfır araba bayiilerine rekor kırdırırsınız. Zaten alıcı da bulamazsınız, şu an galericiler alsatçıdn galeriden, alsatçılar birbirinden araç alıyor desem durumu abartmam. Elbet son kullanıcı da alıyor ama herkesin abarttığı kadar çok değil. Satışlar git gide düşüyor. Denemesi bedava girin sahibinden.com, arabam.com gibi sitelere 100 araç favorileyin, ayda 95 kadarının satılması lazım ikinci el istatistikleri sağlıklı piyasada böyleydi. Şuan yarısı bile satılmıyor.

Bu verdiğim rakamların hepsinin kaynağı var, dileyen google araması ile 5 dakikada bulur, üşengeç bir blog yazarı olduğumdan koymuyorum. Yazıyı burada bitiriyorum kalın sağlıcakla.

Yorumları gör (2)

  • Emeğinize sağlık. Ben de sizin gibi düşünüyorum. Fiyatlar zirve yaptı. Bundan sonra yükselmez. Zaten karantina var. Ancak pahalı fiyattan araç alanlar ne yapacak?

    • Kalıcı indirim olursa araba satıp araba alacaklar etkilenmez sonuçta alacağı araç da ucuzlamış olur yalnız şöyle bir tercih var. Kendimden örnek vereyim, ben bu sürecin sonunda 2008 krizi gibi dünyada imalatın zirve yapacağını ve finans maliyetinin ucuzlayacağını düşündüğüm için araba yerine borsaya yatırım yaptım. Bu süreç dediğim gibi ilerlerse ben muhtemelen bir kaç sıfır araç alabileceğim, 15 yaşında araca 50 bin veren arkadaşım da yenilemek için kredi çekecek.