Atkinson çevrimi

Atkinson çevrimi yazısında en çok da japon motor üreticilerinin kullandığı bu karmaşık gözüken fakat oldukça basit çevrim türünü anlatacağım. Otto çevriminin yavaştan sona erdiği günümüz araçlarında en çok merak edilen konulardan biridir sanırım. Bu çevrime haiz motorlar değişken supap zamanlamalı motorlardır. Biliyorsunuz artık pek çok araç değişken supap zamanlamasını kullanıyor sebebini şimdi açıklamaya başlıyorum.

Atkinson çevrimi nedir?

Bir önceki yazıda otto çevrimi için sabit hacim çevrimi demiştim. Yani motor sıkıştırma ve yanmada aynı hacmi kullanıyordu. Atkinson türünde ise bu hacim değişken. Yani nasıl diyorsunuz tabi. Sıkıştırmada kullanılan strok ile yanmadan sonra kullanılan strok farklı. Aşağıya bir animasyon bırakacağım kafanız pırıl pırıl olacak meraklanmayın.

null

null

Atkinson çevrimi

Atkinson çevrimi nasıl çalışır?

Öncelikle belirteyim bu motor da dört zamanlıdır. emme, sıkıştırma, yanma ve egzoz zamanları ile çalışır. Yalnız atkinson motor sıkıştırma zamanında silindir hacminin tamamını değil bir kısmını kullanır. Böylece motor gücünün büyük bölümünü alan sıkıştırmaya harcadığı kuvvetten de tasarruf edip yakıt ekonomisi sağlar. Günümüz araçlarında bu döngü şöyle olur; piston üst ölü noktadan aşağı inerken havayı emmeye başlar alt ölü noktada emme supapı kapanmaz ve piston tekrar üst ölü noktaya çıkarken stok boyunun bir kısmını yukarı doğru kullandığında emme supapı kapanır ve sıkıştırmaya geçer. Bundan sonra yanma gerçekleşir ve piston alt ölü noktaya gidene kadar supaplar kapalı kalır. Egzoz zamanı ise yine otto çevrimi gibi tam yapılır. Buna günümüz motorunda miller çevrimi diyen de var. Sebebi de Atkinson abimizin bu işi başka türlü, biyele (piston kolu) bir parça ekleyerek yapmasıydı.

Atkinson motorun avantajı ve dezavantajı

Tüm avantajı emme zamanında daha düşük sıkıştırma yaparak buraya harcanacak enerjiyi azaltması ve yakıt ekonomisi sağlamasıdır. Motor burada daha küçük hacimli bir makina gibi sıkıştırıp, daha büyük hacimli bir makina gibi yanma sağar ve tork gücünü de arttırır. Çünkü yanma sırasındaki strok (yani pistonun alt ölü noktaya mesafesi) sıkıştırma zamanından daha fazladır. Tabii bu aynı zamanda güçten de bir miktar feragat edilmesi anlamına gelir. Ayrıca daha komplike bir motor yapısına gerek duyduğundan parça sayısını da arttırarak üretim maliyetine etki eder.

Atkinson motorun mucidi

James Atkinson adında 1946 doğumlu İngiliz bir bilim insanı, 1882 yılında bu icada imza atmış. Motor ilk zamanlarda otto çevriminden daha ekonomik olmasıyla nam salsa da güç kaybı sebebiyle pek fazla tutulmamış. Ta ki miller strok yerine supapları kontrol edene kadar…

Yazıya burada son veriyorum, otto çevrimi için buradan devam edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.